Bazı zamanlar vardır…
Hayat, insanın omuzlarına kendi sessizliğini bırakır.
Kalabalıkların içinde yürürsünüz ama kimse,
Gerçekten içinizde yankılanan
O kırık cümleleri duymaz.
Sonra bir gün…
Bir kitap açılır avuçlarınızda.
Ve satır aralarında, yıllardır ...
Bazı insanlar vardır…
Tek başlarına bakıldığında
İyi, güzel, zarif…
Tıpkı bir baharat gibi;
Kendine has kokusu olan,
Dokunduğu yere anlam bırakan.
Ama her güzel tat
Birbirine karışınca uyum olmaz her zaman.
Ne biri ...
İnsan önce gözlere aldanıyor…
Bir çift kirpik arasında saklanan ışığa,
Bir anlık tebessümün bıraktığı sıcaklığa,
Yüzde dolaşan o tanıdık huzura…
Sanki bütün gerçeklik,
Bir bakışın içine sığabilirmiş gibi.
Oysa gözlerde saklanır ...
Bazı roller vardır,
Omuzlara usulca değil, borç gibi çöker.
“Güçlü olmak!” derler,
Susmak, taşımak, yetişmek…
Bir süre sonra insan kendi sesini bile,
Başkalarının ihtiyaçlarının arasında kaybeder.
Ve en çok da orada, ...
Bir insanı tanımak zaman ister…
Çünkü güven, bir anda verilen bir hediye değil;
Davranışların yıllar içinde ördüğü,
Görünmez bir köprüdür.
Samimiyet ise kelimelerde değil,
İnsanın en rahat anında bile değişmeyen ...
Bazen bir insana haksızlık yaptığını
Çok uzun zaman sonra anlarsın…
Ve geçen yalnızca zaman değildir;
İnsanın içinden eksilen
Bir parça da gider sessizce.
Bir dönemin içinden geçer insan;
Yalnız kalmamak uğruna,
Yüzeysel ...
Tarihini bilmeyen insan,
Yolunu kaybetmiş kervan gibidir.
Geçmişinden koparılan her dal,
Geleceğin rüzgarında daha kolay kırılır.
Çünkü hafıza boşluk kabul etmez.
Sen unutursan,
Bir başkası gelir anlatır seni;
Adını değiştirir, rengini değiştirir,
Sonra ...